• USD  5,78
  • EURO  6,43
  • BORSA  110.114,66
  • ALTIN  275,55
SON DAKİKA

Milli Kütüphaneye büyük darbe: Çalışır durumdaki makineler söküldü

Milli Kütüphaneye büyük darbe: Çalışır durumdaki makineler söküldü

14 Ağustos 2019 12:19

2016 yılında kapısına kilit vurularak içinde geçmiş ve günümüzün bilgi, belge materyaliyle önemli bir kitap, sureli yayın hazinesini içinde barındıran ve bir süre Cumhurbaşkanlığı Külliyesine taşınacağı iddialarıyla gündeme gelen Milli Kütüphane de kaos sürüyor.


Hülya Karabağlı / Ankara / TürkiyeGündemi özel haber

Kültür Sanat Sen Genel Hukuk ve Toplu Sözleşme Sekreteri Deniz Özsaygı: Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Türkiye, dünyada Milli Kütüphanesi olmayan tek ülke unvanını aldı.

“Kütüphanede, matbaa ve cilt hanenin çalışır durumdaki makineleri sökülerek milyonlarca liralık baskı, dizgi makineleri ve milyonlarla ifade edilen tonlarca kâğıt stoklarının bir kısmı Konya Selçuk Üniversitesine bir kısmı Ankara Üniversitesine hibe edilerek kamu zararı oluşturuldu”

Milli Kütüphane’nin 73 yıllık kuruluş kanununun Cumhurbaşkanlığı’nın 703 sayılı kararnamesiyle lağvedildiğini ifade eden Kültür Sanat Sen Hukuk ve Toplu Sözleşme Sekreteri Deniz Özsaygı, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi Milli Kütüphaneyi güçlendirmek yerine yok etmiş ve ülkemizin hafızasında 73 yıllık geçmişe sahip olan bu kütüphaneyi ortadan kaldırmıştır. Yapılan bu icraatla Türkiye dünyada Milli Kütüphanesi olmayan tek ülke unvanını almıştır”dedi.

“Fiziki varlığıyla da yerle bir edildi”

Milli Kütüphanenin sadece mevzuatıyla değil fiziki varlığıyla da yerle bir edildiğine dikkat çeken Özsaygı, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü binasının kapatılarak Milli Kütüphaneye taşınması sonucunda Genel Müdürlük personeline çalışma alanları açabilmek için Süreli Yayınlar ve Samsung Dijital okuyucu salonlarının okuyucuya kapatıldığını ve bu salonlara amacı dışında yerleşim ve düzenleme yapıldığını ifade etti.

CHP’li Milletvekilleri 2016 yılında  Milli Kütüphane’nin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne taşınacağı  iddialarını Meclis’te gündeme getirmişlerdi. CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel de, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinden sonra Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, “Son KHK ve İlk Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile bırakın idari yapısının güçlendirilmesini Milli Kütüphane yok edilmiş, ülkenin hafızası olan 68 yıllık kuruma bu reva görülmüştür. Gün itibariyle dünyada Milli Kütüphanesi olmayan tek ülke konumundayız” diye konuşmuştu.

Kültür Sanat Sen Hukuk ve Toplu Sözleşme Sekreteri Deniz Özsaygı, Milli Kütüphane’nin son durumunu ‘Türkiye Gündemi’ne değerlendirdi:

“1948’de halka açıldı”

“1948’de halka açılan Milli Kütüphane 29 Mart 1950’de kabul edilen kuruluş kanunu ile yasal kimlik kazanarak 5 Ağustos 1983’te yeni binasında kullanıcılarına hizmet vermeye başladı”

“Kararname ile kuruluş kanunu lağvedildi”

73 yıllık geçmişi ve birikimiyle Türkiye’nin tarihi olan Milli Kütüphane’nin kuruluş kanunu, 2018 Temmuz ayında yayınlanan ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçiş sonrası anayasada yapılan değişikliklerin mevcut yasalarla uyumlaştırma KHK sı olan 703 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile lağvedilmiştir.

Daha önce Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Başkanlık iken 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile özerk yapısı elinden alınarak Daire Başkanlığı statüsünde Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne bağlanmış; görevlerinin bir kısmı ise Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne devredilmiştir.

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi Milli Kütüphaneyi güçlendirmek yerine yok etmiş ve ülkemizin hafızasında 73 yıllık geçmişe sahip olan bu kütüphaneyi ortadan kaldırmıştır.

Yapılan bu icraatla Türkiye dünyada Milli Kütüphanesi olmayan tek ülke unvanını almıştır.

Milli kütüphane sadece mevzuatıyla değil fiziki varlığıyla da yerle bir edilmiştir.  Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü binasının kapatılarak Milli Kütüphaneye taşınması ile birlikte Genel Müdürlük personeline çalışma alanları açabilmek için Süreli Yayınlar ve Samsung Dijital okuyucu salonları okuyucuya kapatılmış ve bu salonlar amacı dışında yerleşim ve düzenleme yapılmıştır.

“Kamu zararı oluşturuldu”

Şu anda Kütüphane 250 personelle hizmet vermektedir. Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünden gelen 167 personelle birlikte bu sayı 400 ‘ü geçmiştir. Kütüphanenin fiziki alt yapısı yeterli olmadığından çalışma alanları yaratabilmek için, matbaa ve cilt hanenin çalışır durumdaki makineleri sökülerek milyonlarca liralık baskı, dizgi makineleri ve milyonlarla ifade edilen tonlarca kâğıt stoklarının bir kısmı Konya Selçuk Üniversitesine bir kısmı Ankara Üniversitesine hibe edilmiştir. Bu hibeler sonrası aynı hizmetler özel şirketlere yaptırılmaya devam edeceği için ayrıca bir kamu zararı da oluşturmaktadır.

Milli Kütüphanenin diğer kütüphaneler gibi 7/24 açık olması, kütüphanenin amacının dışında kullanılmasına, araştırma yapılmaktan çok halk kütüphaneleri gibi ders çalışma yeri olarak kullanılması, zaten yetersiz olan salonların araştırmacılar için değil de ders çalışanlar tarafından doldurulmasına neden olmaktadır.

Okuyucu salonlarındaki çalışma alanlarının personelle doldurulması nedeniyle kütüphane okuyuculara ve araştırmacılara hizmet veremeyecek bir noktaya doğru gelmektedir. 2005 yılında başlanan yeni depo inşaatının bitmemesi nedeniyle cilt haneden gelen gazeteler dergiler depo koridorlarında istiflenmiş olarak bekletildiği için okuyucuya sunulamamaktadır.

Milli Kütüphane bir ülke için olmazsa olmazdır ve çok önemlidir. Milli Kütüphane en büyük araştırma kütüphanesi ve Türkiye kütüphaneleri için lider pozisyonundadır. Milli Kütüphanenin Dünyadaki Ulusal Kütüphaneler düzeyinde olabilmesi için ivedilikle özerk bir yapıya kavuşturulması ve fiziki koşullarının düzeltilmesi gerekmektedir.

Siyasal iktidarın mottosu olan “yerlilik ve millilik” kavramları sadece seçim reklamlarında kalmış ekonomimizden kültürel değerlerimize doğamızdan sanatımıza kadar sahip çıkılması gereken değerlerimizi yok etmekten geri durmamışlardır. Efsanelerin beşiği ülkemizin akciğerleri Kaz Dağları örneğinde de gördüğümüz gibi bu bir memleket sorunudur artık bir çevre hareketinden de öte emperyalizmle mücadele anlamı da taşımaktadır. Rant uğruna yok edilen geleceğimizdir. Ne geçmişimizden nede geleceğimizden vazgeçmiyoruz.

Biz Kültür Sanat ve Turizm Emekçileri sendikası olarak ülkemizin dağına taşına kültürüne sanatına sahip çıkıyoruz tüm halkımızı da geç olmadan bu paydalarda buluşmaya ve değerlerimizi savunmaya davet ediyoruz.

“Genel Müdürlük emri altına sokulmak istenmektedir”

12 Temmuz 2019 tarihinde TBMM’de basın toplantısı düzenleyen  CHP’li İzmir Milletvekili Atila Sertel de, bünyesinde 1.5 milyon kitabı barındıran, 25-30 milyon adet çeşitli materyale sahip olan Milli Kütüphane’nin 703 sayılı KHK ile lağvedildiğini, 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yeniden teşkilatlandırılmayarak görevlerinin bir kısmının Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne verildiğini belirterek şöyle demişti:

“Birçok ülkede en üst derece makama bağlı olarak faaliyet gösteren Milli Kütüphaneler, ülkemizde ise bir genel müdürlük emri altına sokulmaktadır. Ancak mızrağın çuvala sığmayacağı aşikardır. Milli Kütüphane, bağlı olduğu bakanlıktan da önce 1950 yılında kurulmuştur. Böylesine zengin, köklü ve önemli olan bir kurumu ortadan kaldırmaya çalışmak reva mıdır? Elbette değildir ancak son KHK ve İlk Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile bırakın idari yapısının güçlendirilmesini Milli Kütüphane yok edilmiş, ülkenin hafızası olan 68 yıllık kuruma bu reva görülmüştür. Gün itibariyle dünyada Milli Kütüphanesi olmayan tek ülke konumundayız.”

Sertel, Milli Kütüphane Başkanlığı’nın Merkez Teşkilatı Milli Kütüphane Başkanlığı’ndan daha küçük olan bir Genel Müdürlük altında sürdürülmesinin mümkün olmadığını  belirtmişti.

Hakverdi, 2016 yılında: Milli Kütüphane Saray’a mı taşınıyor?

CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, Milli Kütüphane’nin kapatılarak kitapların  Cumhurbaşkanlığı Sarayına taşınacağı iddialarını TBMM’de gündeme getirdi. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’a Milli Kütüphane’nin kapatılarak yerine AVM yapılacağı iddialarını da soran Hakverdi, “Milli Kütüphanedeki kitaplar yerine kitapların özetini Kaçak Saray’a taşımayı düşünmüyor musunuz” dedi.

Hakverdi, şunları sormuştu?

Basında Ankara Bahçelievler’de bulunan Milli Kütüphane’nin kapatılacağı, kütüphanede bulunan kitap ve belgelerin Kaçak Saray’da yapılacak kütüphaneye taşınacağı iddiaları yer almaktadır. Ayrıca halen İstanbul'da çeşitli saray ve kütüphanelerde bulunan Osmanlı İmparatorluğu'na ait resmi arşivler ile değerli kitapların da Kaçak Saray’da toplanacağı iddia edilmektedir.

Basında yer alan Milli Kütüphane’nin kapatılacağı ve kitapların Kaçak Saray’a taşınacağı iddiaları doğru mudur? Doğru ise bu karar ne zaman ve nasıl alınmıştır?

Milli Kütüphane’nin kapatılarak yerine AVM yapılacağı iddiaları doğru mudur?

Milli Kütüphane halka açık bir kütüphanedir. Kütüphane kapatıldığında ve kitaplar Kaçak Saray’a taşındığında, halk Kaçak Saray’daki kütüphaneyi ziyaret edebilecek midir? Ziyaret edebilecek ise ziyaretçi listesini Recep Tayyip Erdoğan mı belirleyecektir?

Milli Kütüphanedeki kitaplar yerine kitapların özetini Kaçak Saray’a taşımayı düşünmüyor musunuz?


Milli kütüphane
ÖNCEKİ Başkanların 3 aylık tasarruf mucizesi SONRAKİ Muharrem İnce'den Ergün Atalay'a istifa çağrısı