• USD  16,88
  • EURO  17,83
  • BORSA  2.554,08
  • ALTIN  992,10
SON DAKİKA
Stres Aslında Düşmanımız Değil

Duygu Çap duyguucap@gmail.com

Stres Aslında Düşmanımız Değil

21 Mayıs 2019 19:21

Yanlış bilinen bir diğer bilgi de strese yalnızca olumsuz durumların sebep olduğudur.


Günümüzde, küçükten büyüğe herkesin şikâyetçi olduğu “stres” nedir, diye baktığımızda kişilerin birbirinden farklı tanımlayabildiğini görmekteyiz. En genel anlamda stres için, bazı durumların sebep olduğu ruhsal gerilim, diyebiliriz.

Neler Yaşıyoruz, Nasıl Etkileniyoruz?

Stres düzeyimiz arttıkça hatırlamada ve odaklanmakta güçlük yaşayabilir, çoğu şeyin olumsuz yanlarını görme eğiliminde olabiliriz; kendimizi daha keyifsiz ve hatta öfkeli hissedebilir, çevremizdeki diğer kişilerden uzak durmayı tercih edebiliriz. Yalnızca ruhsal açıdan değil bedensel olarak da sıkıntılar baş gösterebilir: tıbbi olarak nedeni bulunamayan ağrılar, mide-bağırsak rahatsızlıkları, kalp çarpıntısı, göğüs ağrısı gibi sağlık problemleri yaşayabiliriz. Yine, stres arttığında çoğu kişi kendini yemeğe verdiğinden ya da iştahının kesildiğinden, uyku problemleri yaşadığından ve stresini azaltabilmek adına alkol, sigara ya da madde kullandıklarından bahsetmektedirler.

Elbette bu şikayetler herkeste aynı düzeyde olmayabilir. Burada kişinin yaşı, cinsiyeti, durumu algılayış biçimi ve stresle başa çıkma yeteneği bu farkın oluşmasında etkili olmaktadır. Bu konuda yapılan çalışmalar kadınların, ileri yaştaki bireylerin, olayları olumsuz yorumlama eğiliminde olanların ve stresle nasıl başa çıkacağını bilemeyenlerin olaylardan olumsuz etkilenme olasılığının ve dolayısıyla stres yaşama durumunun daha fazla olduğunu göstermiştir.

Stres Aslında Düşmanımız Değil!

Çoğunlukla kötü anlamda kullanılsa da stresi tamamen olumsuz olarak düşünmek yanlış olur; hatta stres yaşam için gerekli, demek hatalı olmaz. Belirli düzeyde stres, başarılı olabilme ve hayatta kalabilme adına gerekli bir unsurdur. Sınava hazırlanan bir öğrenci açısından baktığımızda belli bir düzeyde stres, öğrenciye çalışma motivasyonu, konu üzerinde odaklanma, uzun ve yoğun tempolu çalışma süreci için gerekli enerjiyi sağlarken; hiç stresi olmayan bir öğrenci muhtemelen daha umursamaz olacağı ve kendinde çalışma adına güç bulamayacağından başarılı olması güçtür.

Burada zararlı olan, stresin varlığı değil şiddeti ve süresidir. Stres beklenenin çok üstünde olduğunda daha olumsuz etkilerini görmeye başlıyoruz. Yine, öğrenci üzerinden gidersek sınav esnasında aşırı stres yaşadığında, sorulara odaklanmakta güçlük yaşayabilir, ellerinin titremesi dolayısıyla kalemi tutmakta zorlanabilir, dikkatsizlik sebebiyle soruları yanlış okuyabilir, kaydırma yapabilir. İşte bu tarz bir durumda stresin bizim için zararlı olduğunu söyleyebiliriz. Yoksa hepimiz sınava girmeden ve sınavın başında doğal olarak karın ağrısı, mide bulantısı, çarpıntı, huzursuzluk gibi stres belirtilerini yaşayabiliriz ve bu “anormal” olarak değerlendirilmez.  

Günlük hayattaki olumsuz etkilerinin yanı sıra araştırmalar ve bu konuda çalışan uzmanlar, stres düzeyi yüksek olan ve/veya uzun süreli stres yaşayanların kalp hastalıkları, felç, cilt hastalıkları, depresyon, kaygı bozuklukları, çocuk sahibi olamama, ağrılar, mide-bağırsak rahatsızlıkları gibi sağlık problemleri için daha yüksek risk altında olduklarını göstermişlerdir.

Güzel Şeyler de Stres Yaratır!

Yanlış bilinen bir diğer bilgi de strese yalnızca olumsuz durumların sebep olduğudur. Uykusuzluk, kalabalık, gürültü, yoğun tempolu hayat, parasal problemler, sınavlar, evlilik/ilişki problemleri, hastalıklar, sevilen birinin ölümü, işsizlik ve iş yerinde yaşanan sorunların stres yaratması çok doğalken; araştırmalar aslında “olumlu” olarak gördüğümüz evlenme, çocuk sahibi olma, yeni bir işe başlama, taşınma, emeklilik gibi durumların da stres yaratabildiğini gösteriyor.

Risk Altında Olan Gruplar Var!

Uzmanlar stresli olaylar açısından evlenmemiş, genç ve sosyoekonomik düzeyi düşük olan bireyler ile özellikle büyük şehirlerde, sanayinin yoğun olduğu yerlerde yaşayanların ve özellikle bazı meslek gruplarının (öğretmenler, emniyet görevlileri, sağlık çalışanları) stres yaşama açısından daha yüksek risk altında olduklarını belirtiyorlar.

Stresle Nasıl Başa Çıkarız?

Stresle daha kolay başa çıkmanın ön koşulu stressiz bir yaşam olmayacağını, herkesin belli bir düzeyde stres yaşayabileceğini kabul etmekle başlamaktadır. Fakat stres günlük hayatımızı, sağlığımızı olumsuz etkiliyorsa, artık önlem almak ve stresle baş etmek adına harekete geçmek gerekmektedir.

Amerikan Psikoloji Derneği stresle başa çıkma adına bazı önerilerde bulunmuştur:

Kendimize küçük molalar vermek bu süre zarfında başka şeylerle uğraşmak. Kastedilen, stres yokmuş gibi davranmaktan ziyade, kısa süre de olsa kendimize izin vermektir.

Egzersiz yapmak. (En azından 20 dakikalık bir yürüyüş). Bununla ilgili yapılan bir araştırma düzenli egzersiz yapmanın stresi %40’ın üzerinde azalttığını göstermiştir.

Daha önce başarıyla üstesinden geldiğiniz olayları hatırlamak. O olayla nasıl baş ettiğinizi düşünmek ve kullandığımız yöntemleri denemek çözüm adına yararlı olabilmektedir.

Gülümsemek, kahkaha atmak. Stres yüz ifadelerimize de yansır. Gergin hissettiğimiz durumlarda gülümsemek ve kahkaha atmak, keyifli şeyler izlemek gerilimin azalmasına ve durumun iyileşmesine yardımcı olabilir.
Sosyal destek. Başkalarıyla zaman geçirmek, içinde bulunduğumuz durumu ve hissettiklerimizi paylaşmak. Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta birlikte olduğunuz kişilerin güvendiğiniz ve sizi anlayan kişiler olması, stresinizi daha da arttıracak kötümser kişiler olmamasıdır.

Sevdiğiniz, hoşunuza giden aktivitelere katılmak.

Gevşeme egzersizleri, meditasyon yapmak. Özellikle stresin fiziksel belirtilerini azaltma ve uzun vadede stresin olumsuz etkilerinden korunma adına yardımcı olmaktadır.

Ruh sağlığı uzmanına danışmak. Çeşitli yollar denemenize rağmen stresinizle başa çıkamadığınızı düşünüyorsanız profesyonel yardım almak, bir ruh sağlığı uzmanına başvurmak gerekebilir.

Sonuç olarak, bazı açılardan daha iyi bir hayat sürebilme adına bize yardımcı olsa da stresin şiddeti ve süresi arttığında ruhsal ve bedensel olarak pek çok sıkıntıya sebep olmaktadır. Stresin olumsuz etkilerine karşı kendimizi korumak adına başa çıkma becerilerimizi güçlendirmek ve zorlanıyorsak profesyonel yardım almak daha keyifli bir yaşam sürme adına gerekli olacaktır.

Arş. Gör. Duygu Çap -Ufuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü