CHP'nin Özgür Özel'in genel başkan seçildiği 38. Olağan Kurultayı'na yönelik açılan ‘mutlak butlan' davası. Ayrıca Türk siyasetinin en önemli hukuk süreçlerinden birine dönüştü. Konuyu Yargıtay Onursal Daire Başkanı Hamdi Yaver Aktan'a danıştık.
Davanın seyrine ve siyasi partiler kanunu açısından doğurabileceği sonuçlara ışık tutuyor. İlk bilgilerde Delegelerin iradesinin maddi menfaat ve usulsüzlüklerle sakatlandığı iddiasıyla açılan davada vurgusu öne çıktı.
Siyasi partilerle ilgili düzenleme Siyasi Partiler Yasası'nda mevcut: 2820 sayılı kanun özel bir kanundur. Özel kanun olduğu zaman genel kanuna müracaat edilemez.
Özel kanunun düzenlemediği bir alan varsa ancak genel kanuna gidilebilir. Dolayısıyla burada siyasi partilerle ilgili düzenleme kendi normunda olduğu için öncelikle ona bakılması gerekiyor.
Orada bir boşluk olup olmadığına göre karar veriliyor. Siyasi partiler yasasında bir boşluk olduğunu düşünmüyorum.
Parti yasasının 21.maddesinin 1.fıkrasına göre partilerin genel kongreleri yani kurultayları. Buna paralel olarak il ve ilçe organları kongresi ve büyük kongre seçimleri yargı gözetiminde yapılır. Aynı yasaya göre söz konusu seçimlerde sonuçları etkileyecek ölçüde bir usulsüzlük veya yasaya aykırı bir uygulama nedeniyle seçimlerin iptaline de ancak seçim hakimi karar verebilir.