• USD  7,37
  • EURO  8,93
  • BORSA  1.471,68
  • ALTIN  437,02
SON DAKİKA
Kadın ne ister?

Arzu Güven guvenarzutc@gmail.com

Kadın ne ister?

07 Ocak 2021 14:56

Mutfakta iyi bir aşçı, yatakta ful ilgi, toplumda bir adım geride süs olsun diye dolaştıracağı bir dişi.


YATSİN YANIMA SARILMASIN DÖNSÜN UYUSUN BIR GECE KALSIN YANIMDA 40 YILIM ONUN OLSUN

Gülden Mutlu söylüyor.

 Güneşli bir hafta sonu cafede oturuyoruz . Kızım 8 yaşlarında . Bu şarkı çalmaya başladı. 

Ben de mırıldanıyorum istemsiz.D

Diclenaz şöyle bir yüzüme baktı ve “Anne bir kadın, 40 yıl bir erkeğe nasıl katlanır ki” dedi.

Eyvah travma !

Boşanmış aile çocuğu psikolojisi mi bu?

Pedagog mu görse ki?

Bakmayın şimdi böyle rahat anlattığıma.

İlk başlarda kolay olmuyor ama sonra normalleşiyor hayat . Sezen'in de dediği gibi:

 “Geçer geçer , daha öncekiler gibi . Bu da geçer, neler neler geçmedi ki?”R

PRENSES NASIL DİŞİ KUŞA EVRİLİR.

 Çocukken en sevdiğim oyun “evcilik” oyunuydu.

 En sevdiğim masal "Cindrella"

Yıllar geçti ve büyüdüm . Aslında bu bir varsayım . Ben hiç büyümedim. Çoğu zaman ruhumun bir yerlerinde, isteklerine yetişemediģim küçük bir kız çocuğu sobelerim.

Neyse…. Evlendim. Cicim ayı nihayete erdiğinde, bir “prenses” olmadığımı anladım . 

Beyaz Atlı Prens mi ? Hikaye yahu. Ama kadınsınız ya, rivayete göre doğaüstü güçleriniz var. Minnacık mutlulukları cebinize koyup, yola devam ediyorsunuz . “Dişi Kuş” hikayesi…

"Ben sana mecburum bilemezsin , adını mıh gibi aklımda tutuyorum " aforizmalarıyla kalbinizi çalan prens , gün geliyor adınızı unutuyor.

  Sindrella değil, balkabağısınız artık!

Beyaz atlı prens, televizyonun karşısındaki kanepede horlayan yurdum insanı .

 Mutsuzluğunuz “katatonik” hal aldığında yeter artık diyorsunuz 

Görmezden gelmeler acı vermeye başlıyor. 

 Vakit ayrılık vakti .

Boşanma çoğu kadın için bir travma . Batı ‘da yaşıyorsanız kısmen şanslısınız. Doğu ‘da mutsuz kadın olmak coğrafi kader çoğu zaman.

 Gelinlikle giren , kefenle çıkıyor . Bakınız gazetelerin 3.sayfalarına…

 Ortadoğu’da kadın olmak ise eziyet. Ürdün mesela .

Sıkıysa boşansın , sözde yargı kadına haddini bildiriyor :

 “Süresiz Cezaevi “

Kadın olmak zor iş kardeşim ! Bazen bir lütuf , bazen lanet.

Mesela “Mahalle Baskısı” diye bir örgüt var, ilgi alanı boşanmış kadınlar. Ayrılıklarda erkekle empati kurmaya bayılıyor. 

"Kızım kır dizini otur, aç mısın açık mı? Bak çocuğun da var!" nasihatini her fırsatta yüzünüze çarpıyor . 

 Hatırladınız mı?

 Evlerden ırak .

 Eğer boşanma sebebi erkeğin ihanetiyse ,ruhen isyan eden kadın için psikoterapi başlıyor .

 Ama ne terapi !

Ailenin büyükleri ; teyzeler ,yengeler ve kayınvalide devreye giriyor : “Kızım bak, hepimizin başına geldi!". Erkeğin ihanetini normalleştirmeye çalışan saçını süpürge etmiş büyüklerimiz.

 Ah siz var ya siz ...

"İki çıtır ayarlayıp, oğlumla çapkınlığa gideceğim." diyen baba

"Kız kuyruğunu sallamasın ,oğlumun elinin kiri " diyen anne,

İhanetin azmettiricisi değil misiniz?T

Tekiktidar sembolleri cinsel uzuvları olan erkekler, şeytana uyup (!) aşkı da evliliği de harcamaktan çekinmiyor. 

Çocukluktan bu yana erkeğe öğretilen şey hayati boyunca iki bacağının arası için uğraşmaya yöneltiyor.

YOK ARKADAŞ TENSEL OLMAYAN ALDATMAYA ALDATMA DEMEM!

"Duhul vaki" olmamışsa henüz pek aldatmış sayılmıyor.

Sadece flört etmiş adamcağız !

Ve sebep ihanetse eril tahakküm daha da küstahlaşıyor : "Kadın olsaydın da , kocanı elinde tutsaydın .

Benim gibi fikren vu ruhen anlaşamadığı için boşanan kadınlar için genel yargı da enterasan: "Rahat battı!"  

BOŞANDIKTAN SONRA ERKEK PART TIME BABALIĞA GEÇİŞ YAPIYOR .

Mahalle örgütüne göre çocuk fotosentezle kazanılmış olmalı ki psikolojisini falan hep kadın düşünmek zorunda.

 Boşanmayla birlikte kadının omuzundaki yük artarken , erkeklerin geneli için hafta sonları "part time babalık " devri başlıyor. F

FİRİJİT MİSİN KUZUM!

Boşanmayı başardınız ve artık yalnız bir kadınsınız…

Tebrikler!

Ama hemen sevinmeyin.

Dişil statüye sıkıştırmaya çalışılan eril tahakküme karşı mücadeleniz artık daha çetin .

 İlk tanıştığıniz erkek, ilk buluşmada sizinle birlikte olmak isteyebilir mesela .

  Hayır mı ?

Frijit misiniz kuzum? Siz kim oluyorsunuz da bir erkeği reddediyorsunuz? 

 Hem artık dul bir kadınsınız!

Kedi ve uzanamadığı ciğer…

Sakın teslim olmayın. 

Doğru yoldasınız. 

 Gelelim yüzyıllık tartışma konusuna:

 Kadın ne ister ? 

Çok zor olduğumuza dair söylentiler duyuyorum .

 Sanki “pisagor denklemi” çözecekler. 

Yok arkadaşım öyle bir şey. Kaygıdan uzak bir birliktelik ,saygı ve duygusal açıdan konfor.

Hepsi bu aslında. 

Ama erkekler “teflon tava” gibi.

Kadın üzülmüş , ağlamış umurlarında mı?

Peki onlar yani ekekler ne istiyor ? 

Mutfakta iyi bir aşçı , yatakta ful ilgi, toplumda bir adım geride süs olsun diye dolaştıracağı bir dişi.

Az ve mümkünse sadece erotizm konuşan ,düşünmeyen ; ihaneti bile "erkektir yapar " ayrıcalığıyla kutsayan bir kadın.

O zaman sesimiz daha gür çıkmalı artık:

Ey Erkek milleti! Biz sizin hormonlarınızı sakinleştirmek için gönderilen hediye paketi değiliz .

 Konuşabiliyoruz . Düşünebiliyoruz da…

Tükürürüm sizin zihniyetinize! 

Ve kadınlar ...

Erkek egemenliğinin kabulünü sağlayan geleneklerle kuşatılmaya ve mutsuzluğa direnelim Cancağızım.