• USD  6,95
  • EURO  8,19
  • BORSA  1.126,90
  • ALTIN  441,76
SON DAKİKA
Bir yeni yıl hayali, Pamukkale Oteli

Enis Ersoy enis.ersoy@hotmail.com

Bir yeni yıl hayali, Pamukkale Oteli

31 Aralık 2019 16:43

Bu kez siyaset yok, keyif alacağınızı umduğum bir yılbaşı yazısıdır bu. Mekan Afyon Pamukkale Dinlenme Tesisleri, esas oğlan bizzat bendeniz, Enis...


İzmir’in sıcaklarını bırakıp Ankara’nın ayazıyla tanıştığımda takvim 1992 yılının ekim ayını gösteriyordu. İletişim fakültesini kazanmış, okumak için başkente gelmiştim.

Memur ailesinin üniversite okuyan iki çocuğundan biri olunca, imkanlar da sınırlı oluyor. Gündüz okul, akşam arkadaşlarla paylaşılan öğrenci evlerinde mütevazı sofralar. İzmirliyiz ya, sofrada bir kuru makarna da olsa, biramızı(tekel), şarabımızı(köpek öldüren) eksik tutmuyoruz.

İlk zamanlar yeri geliyor tam anlamıyla sefalet, ama kimin umurunda. Gençlik, her şeye yetiyor. Dostlar da yanındaysa; binbir sıkıntının içinde halimiz itlerden beter, keyfimiz paşalarda yok.

Öyle Ankaralı olup da memleketi unutmak yok tabi. Bayramlarda, yılbaşı tatillerinde, kirli çamaşırlar çantalara doldurulur, düşülür yola. Anne bekler, baba bekler.

Gün sınırlı, Ankara-İzmir arası otobüsle 8 saat. Gündüz yolculuğu ile harcayacak değiliz ya. Bir hafta önceden gece 12 ya da 01 otobüsünden bilet alınır. Uçak mı, değil binmek, herhangi bir sohbette cümle içinde geçmesi bile yıllar aldı.

Tercih ettiğimiz firma; ne tercihi, fiyatı itibariyla mecburen Pamukkale. Varan, Ulusoy sosyete işi, bizi aşar.

Gece yarısı ister Ankara’dan binin, ister İzmir’den. Sabaha karşı 4 gibi Afyon’da durur otobüs. Bayramların tarihi değişir ama yılbaşı hep aynı gündür malum. Ve Aralık’ın son iki üç günü ile Ocak ayının ilk 2-3 gününde değil Türkiye’nin, dünyanın o saatte en soğuk memleketidir o Afyon.  Erzurum’un, Kars’ın adı çıkmış.

Otobüse binmeden önce atılan birkaç kadehin etkisiyle, uyku basar insanı. Mışıl, mışıl geçen ilk 4 saatin ardından birden ışıklar yanar. Kaptanın anonsu duyulur, kapı açılır açılmaz da aylardır hırsla sizi bekleyen o Afyon’un ayazı abanır insanın üzerine.

Kalk tuvalete git, bir de çay iç. Aman ayağın kaymasın, yerler buzdur.

Pamukkale’nin tesislerinde bir de otel vardır. Hayallerimin oteli. Koltukta iki büklüm geçen saatlerin ardından, bozkırın ayazında ne büyük bir hayaldi hem de…

Her defasında ne kadar yürekten istemişimdir; muavine “ben burada kalıyorum, tekrar tekrar anons edip durmayın, siz devam edin” dedikten sonra resepsiyona gidip bir oda açtırmayı.

Dışarısı kar kıyamet, sıcacık odada Sümerbank battaniyesi altında deliksiz bir uyku. Sabahında güzel bir kahvaltı, sonra başka bir otobüsle yola devam.

Bir türlü olmadı, her defasında tekrar bindim o otobüse. Cepteki üç kuruş para otele, ertesi gün yeniden bilet almaya yetmezdi. Yetse bile bu kadar lüks benim neyime?

Öğrencilik devam ederken mesleğe giriş yaptım. Elim biraz para gördü ama hala otobüse talim. Yine kış bayramları, yine yılbaşı, Pamukkale Oteli’ne baka baka tep yolları.

Gel zaman git zaman, durumu toparladık. Başlangıç 1966 model bir kaplumbağa ile. En azından bir tarzı var, ruhu var. Ama uzun yola gitmez. Yine otobüs…

Neyse lafı uzatmayalım, çalış biriktir sonunda ikinci el bir Nissan. Vosvos’tan sonra dünyayı gezdirir adama. Ve ilk yolculuk; istikamet İzmir, yılbaşı.

Güzergahta yine Afyon var. Dışarısı yine buz, arabada kalorifer cayır cayır. Yine mola ama bu kez benim istediğim yerde. Pamukkale’nin tam karşısında, İstikbal’de. Menüde mis gibi sucuk.

Yılların hayali Pamukkale Oteli tam karşımda, param da kalmaya yeter. Ama odaları bir yıl önceki kadar sıcak değil. Hem Afyon’da kalıp da ne yapacağım, şurada kalmış 3-4 saatlik yol. Arabamın koltuğunda kral gibi gitmek varken, o köhne otelde ne işim var?

Dönüş yolu da ondan sonraki gidiş gelişler de aynı güzergah. Her seferinde aynı yerde mi duracağım, otobüs mü bu, keyfim nerede isterse mola orada.

Pamukkale Oteli, İzmir’e gidişte solda, dönüşte sağda. Yüzümde ise sadece bir tebessüm. Kendime gülüyorum, tabir kaba bağışlayın, Anadolu’da “öküzün dünyası gözünün gördüğü kadar” derler. Benimki de o misal, o yıllarda hayalim gözümün gördüğü, paramın yettiği kadardı.

Umudu korumak, çalışmaktan yılmamak lazım. Siz siz olun hayallerinizi geniş tutun. Herkese iyi seneler…