• USD  7,69
  • EURO  9,04
  • BORSA  1.145,24
  • ALTIN  470,26
SON DAKİKA
HDP yürüyor mu, yürütülüyor mu?

Enis Ersoy enis.ersoy@hotmail.com

HDP yürüyor mu, yürütülüyor mu?

08 Haziran 2020 16:11

Büyükşehirleri AKP’den almışken, Erdoğan’ı koltuğundan indirme potansiyeli ortadayken, HDP neden sandıktaki ortaklarıyla yollarını ayırıyor?


HDP, iki milletvekilinin daha vekilliklerinin düşürülmesi üzerine, "darbeye karşı demokrasi yürüyüşü" başlatma kararı aldı. Kendi kararlarıdır, ama planladıkları eylem, hem zamanlaması hem de olası sonuçları açısından dikkat çekici.

Bugüne kadar onlarca milletvekili, belediye başkanı hatta genel başkanları, cumhurbaşkanı adayı cezaevine konulan HDP, uzun bir aradan sonra neden şimdi böyle bir eylem kararı aldı?

Verecekleri cevap, "geçmişte de sayısız kitlesel eylemimiz oldu, bu da bardağı taşıran son damla" şeklinde olabilir. Haklıdırlar da ama bugünkü ortam çok farklı.

Son belediye seçimlerinde HDP; CHP, İyi Parti ve Saadet Partisi uzlaşmasına katılarak, büyükşehirlerin AKP'den alınmasında tartışmasız belirleyici rol oynadı.

Bu örtülü işbirliği doğal olarak Erdoğan ve Bahçeli cephesinde büyük bir rahatsızlık yaratıyor. İki isim de bu sebeptendir ki, CHP ile HDP'yi her cümlesinde bir arada anıyor.

CHP'li Enis Berberoğlu ile HDP'li Leyla Güven ve Musa Farisoğulları’nın milletvekilliklerinin ani bir kararla birlikte düşürülmesini, iki partiyi kamuoyu gözünde özdeşleştirme çabasının son adımı olarak değerlendirebiliriz.

Yani, cumhur ortakları açısından, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir arada tutmayı başardığı yapının dağıtılması hayati önem taşıyor. Karşı taraf da bunun farkında.

Örtülü ittifakın hassas karnı milliyetçi İyi Parti ile HDP, Erdoğan ve Bahçeli’nin tüm tahriklerine rağmen açıktan karşı karşıya gelmemeye özen gösteriyor.

Karşılıklı hassasiyetin en net örneği kısa bir süre önce yaşandı. Çözüm sürecinin önemli aktörü Sırrı Süreyya Önder'in, Meral Akşener'e cevap niteliğindeki sözleri ile ortam gerildiğinde, HDP’nin Ahmet Türk, Mithat Sancar gibi siyaseti daha gerçekçi gözle okuyabilen isimleri, Önder'e tepki gösterdi. İyi Parti de konuyu tırmandırmadı.

Peki şimdi ne oldu da HDP, Erdoğan’ı koltuğundan indirme potansiyeline sahip bir işbirliğinden uzaklaşacak adımlar atmaya hazırlanıyor?

Yapmak istedikleri yürüyüşün (tabi devlet izin verirse) her bakımdan provokasyonlara açık olduğu ortada. Herhangi bir şehirde, milliyetçi protestolarla karşılaşırlarsa, CHP'nin, İyi Parti'nin, Saadet'in anında karşılarında yer alacağını bilmiyorlar mı?

HDP’nin odağında yer alacağı yeni bir gerginliğin, tarafsız bir aday etrafında bile seçmenlerini buluşturmasına sonsuza kadar kapıyı kapatacağını görmüyorlar mı?

HDP, en çok belediye başkanını, milletvekilini Erdoğan döneminde kaybetti. Muhalefetteki tüm partilerin ortak hedefi olan parlamenter sisteme dönüşü sağlamak için, diğerleriyle bir süre daha birlikte yürümek yerine neden daha da yalnızlaşmayı tercih ediyor?

Acaba duydukları, bildikleri bir şey mi var? Millet ittifakında kendilerinin yerine Babacan ve Davutoğlu’nun monte edilmek istendiği mi kulaklarına çalındı?

Yoksa bilerek ve isteyerek Erdoğan’ın çıkarı doğrultusunda yürüyecek halleri yok ya? Belki de bambaşka hesaplarla Kandil ya da Öcalan istemiştir, kimbilir.