• USD  5,79
  • EURO  6,40
  • BORSA  108.869,14
  • ALTIN  271,93
SON DAKİKA

Alman usulü İslam Konferansı olur mu?

Alman usulü İslam Konferansı olur mu?

30 Kasım 2018 11:19

Berlin'de, “Alman İslam Konferansı” adıyla düzenlenen konferans nedeniyle "Alman İslamı” adıyla gündeme gelen tartışmaya, Yeni Şafak bugün manşetinde tepki gösterirken, Alman DW Türkçe bu konuda ilginç bir araştırma yayınladı.


Almanya’da başlayan “İslam Konferansı”, tartışmalara neden oldu.

DW Türkçe’de “Alman İslamı olur mu?” haberiyle gündeme gelirken, bugün Yeni Şafak konuyu bugün  “İslamsız 'İslam' konferansı” manşetiyle taşıdı.

Yeni Şafak haberinin bir bölümü şöyle:

“İslam’ı yeniden tanımlamak” ve ülkede yaşayan Türkleri, Türkiye’den koparmak isteyen Almanya hükümetinin düzenlediği “Alman İslam Konferansı” skandallara sahne oldu. Diyanet’in bypass edildiği toplantılarda FETÖ’cüler ve Cem Özdemir gibi Türkiye düşmanları ön plandaydı. Açık büfede ise domuz eti bile servis edildi.

Berlin'de iki gün süren ve Türkiye’nin by-pass edilerek 240 katılımcı ile gerçekleştirilen 'Alman İslam Konferansı' dün tamamlandı. Türkiye ve DİTİB’in (Diyanet İşleri Türk İslam Birliği) ülkesinde yaşayan Türkler başta olmak üzere Müslümanlar üzerindeki etkisini azaltmak isteyen Almanya’nın kontrolündeki konferansa Türkiye ve DİTİB davet edilmedi.

TÜRKİYE DÜŞMANLARI BİR ARADA

Ancak 240 yakın katılımcının yer aldığı konferans, Türkiye ve İslam karşıtlarının geçidine sahne oldu. Konferansa, bir kilisenin odasını kiralayıp mescit yapan, FETÖ destekçisi Seyran Ateş, Türklere ve Müslümanlara karşı açıklamaları bulunan Almanya'nın Kuzey Ren Vestfalya Eyalet Uyum Müsteşarı Serap Güler, Sozialdienst muslimischer Frauen SmF e.V.(Müslüman Kadınlar Sosyal Hizmetleri Derneği) Başkanı Ayten Kılıçarslan, Osnabrück Üniversitesi İslam İlahiyat Fakültesi Başkanı Bülent Uçar, Türkiye düşmanı siyasetçi Cem Özdemir, Mısır kökenli Hamed Abdel Samed, El Hamra Derneği’nden yetkililer gibi isimler katıldı.

SÖZLERİNİN ADRESİ TÜRKİYE

Alman Hükümetinin destek ve yakın takibinde olan konferansın organizasyonu için büyük çaba harcayan İçişleri Bakanı Horst Seehofer, buluşmanın başkanlığını da yaptı. Seehofer, Türkiye’nin dini personel desteğine gönderme yaparak “Yurt dışından finansmanı bitirmek istediğimizde hepimiz hemfikiriz” dedi. Seehofer, “Müslümanları temsil edecek bir muhatap gerekiyor. Şu an çok fazla grup var, bize daha az Müslümanları temsil eden muhatap gerekiyor” diye konuştu.

YAZININ TAMAMI

 “ALMAN İSLAMI” OLUR MU?

Deutsche Welle Türkçe’den Nalan Şipar’ın “Alman İslam’ı olur mu?” başlıklı haberinin bir bölümü ise şöyle:

Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer geçtiğimiz günlerde Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi için kaleme aldığı bir makalede "Almanya‘da, Almanya‘dan ve Almanya için İslam" fikrini ortaya atarak, Almanya'da yaşayan Müslümanların kendilerini yurtdışından etkilere kapatmaları ve Alman devletiyle işbirliğinin gereklerine uygun bir şekilde örgütlenmeleri çağrısı yaptı.

"LİBERAL İSLAM"

Seehofer ve bazı Alman politikacıların "Alman İslamı" söyleminin içeriği ile ilgili ise belirsizlik hüküm sürüyor. Almanya'da "liberal İslam" görüşünü savunan ve İslam Konferansı‘nın katılımcıları arasında yer alan Seyran Ateş de bu konuda bilgi sahibi olmadığını belirtiyor.  Seyran Ateş, 2017 yazında Berlin‘de liberal İbn Rüşd-Goethe Camii‘ni kurmuş, orada imamlık yaptığı ve kadın ve erkeklerin aynı safta namaz kılmasının önünü açtığı için muhafazakar kesimler tarafından eleştirilmişti. Ateş, "Alman İslamı kavramı konusunda siyasetçilerin kafalarında bir program olduğunu zannetmiyorum, düşünmüyorum ve inanmıyorum" diyor.

"SEKÜLER İSLAM GİRİŞİMİ"

İslam‘ın liberalleşmesi görüşünü savunan "Seküler İslam Girişimi" nin destekleyicilerinden biri de psikolog ve yazar Ahmad Mansur. Mansur geçtiğimiz aylarda İçişleri Bakanlığı ile sürekli bir görüş alışverişinde bulunduklarını belirterek, "Alman İslamı teriminin arkasındaki niyet, Almanya‘da diğer ülkelerden bağımsız bir İslam anlayışı geliştirmektir. Örneğin camilerin inşa edilmesi dış ülkelere ve farklı yapılara bağlı bir durumda. Ki bu tip yapılar bazen buradaki anayasamıza ters düşebiliyor" şeklinde konuşuyor.

DİTİB'İN YAKLAŞIMI

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Dış İlişkiler Müdürü Zekeriya Altuğ ise "Alman İslamı" kavramına karşı çıkıyor. Altuğ, "Esasen İslam dini temel prensipleri gereği, zaman ve mekan üstü bir din olarak bütün insanlığa eşit bir şekilde hitap eder. Yani hiçbir grubun ya da kişinin tekeline verilemez. Dolayısıyla da hiç kimse bütün Müslümanlar adına 'İslam budur' diye bir söz söyleme hakkına sahip değildir" diyor.

YAZININ TAMAMI

 


Almanya, Berlin, islam konferansı, ditib, alman içişleri bakanı
ÖNCEKİ Selahattin Demirtaş hakkında yeni gelişme SONRAKİ 3 büyükler için şok iddia